Derneğimiz
İlçemiz
Yunusemre
Duyurular

duyuru 1


duyuru 2


duyuru 3


Hava Durumu
Mihalıççık Hava Durumu
MIHALLICCIK
Eskişehir Hava Durumu
ESKİSEHİR
Anket
Derneğimiz yeni sitesini beğendinizmi?

EVET
HAYIR

Sonuçlar


Sponsorlarımız
Gelenek ve Göreneklerimiz
 Gelenek ve Göreneklerimiz
 

GELENEKLERİMİZ

MİHALIÇÇIK’TA EVLENME TÖRENİ

           Evlilik, ailenin oluşması için atılan ilk adımdır. Evlilik kurumunun oluşabilmesi için çeşitli aşamalardan geçilir. Yurdumuzun çoğu yöresinde olduğu gibi Mihalıççık’ta ve köylerinde, evlenmeler genellikle görücü usulü ile olur. Erkeklerde evlenme yaşı genellikle askerlik sonrasıdır ama daha küçük yaşlarda da evlenenler olur. Kızlarda ise evlenme yaşı daha küçüktür. Günümüzde hem kızlar hem erkekler yüksek öğrenim gördüklerinden evlenme de ileri yaşlarda ve gençlerin tanışmaları, anlaşmaları ile olmaktadır.

          Mihalıççık düğünlerinde çalgı aleti olarak, davul, zurna, keman, saz ve kaval

  

Mehmet BAŞARAN oğlu Şevket BAŞARAN( Zurnacı Hüseyin )

Ahmet DERE (Şeytan Ahmet) Mehmet KAYA(Yandan Mehmet)

 

Kullanılmaktadır. Düğünler, Cuma günü öğleden sonra başlar pazartesi günü öğleye kadar devam eder.

 

Kavalcı Mehmet PARLAK

       Mihalıççık yöresinin oyunları ile köylerinde oynanan oyunlar yakın il ve ilçelerden etkilenmesine, az çok farklılıklar göstermesine rağmen hemen hemen aynıdır..Erkek ve kadınlar farklı yerlerde oynarlar.Erkekler açık alanda,kadınlar kapalı alanda oynarlar.

Salon düğünlerinde kadın erkek birlikte oynarlar.

 

Kemancı Ceyhun İNCEÖZ

 

        Mihalıççık ve köylerinin, Bolu, Seben, Mudurnu, Beypazarı ve Afyon yöresinin gelenek ve göreneklerinden etkilendiği görülür. Bunda zamanın çalgıcılarının (müzisyenlerinin) o yörelerden gelip Mihalıççık’ta evlenerek veya başka nedenlerden dolayı mihalıççığa yerleşmeleri etkili olmuştur. Müzisyenler geldikleri yörelerin müziğini, oyunlarını, taşıyıp Mihalıççık yöresel kültürünün oluşmasında önemli rol oynamışlardır.

Günümüzde çoğu kadınların tef çalıp şarkı, türkü söylemelerine rağmen çok önceleri Ayşe hanım teyze çevresinde ve tüm Mihalıççık’ta tanınan adıyla kel Ayşa tüm düğünlerin tek değişmez tefçisiydi.

Günümüzde salon düğünleri yapılmakta olup birkaç saatte düğünler bitirilmektedir.

      Mihalıççık’ta evlenmek ve düğün yapmak için şu aşamalardan geçilir.

1-Görücü Gitme:

          Evlenmek isteyen erkekler kendi görüp beğendikleri kızı, anne ve babalarına söylerler. Onlarda rıza gösterirlerse kız istenir. Oğlanın beğendiği biri yoksa anne veya babasının veya yakın dost ve akrabalarının beğenisi ile kız istenir. Oğlanın, annesinin, babasının yakın çevresinin civar köy veya şehirden görüp beğendikleri kız, erkeğin çok yakınlarından bir veya birkaç kişi kızı görmek için kız evine giderler.Gelenlerin ne amaçla geldikleri ile ilgili aile reisi bilgilendirilir veya hissettirilir. Burada amaç kızı görmenin yanı sıra kızın, temiz, iyi ahlaklı, iş bilir, saygılı, evlenmeye hazır olup olmadığını kontrol etmektir. Kızı görmeye giden hanımlar, ev, mutfak, tuvalet vb.gibi yerlerin temizliğine; erkekler ise kızdan su isteyerek, kızın çay kahve ikramını yaparken ellerinin titreyip titremediğini heyecanını kontrol ederek kızın evlenmeye hazır olup olmadığını görmek gibi amaç güderler. Kızın hal ve hareketleri kontrol edildikten sonra bir bahane bulunarak evden ayrılırlar.

          Eve dönüldüğünde görüşler ortaya konularak, konuşma ve tartışmalar başlar. Kız beğenilmemişse türlü bahaneler bulunur. Bir başka kız aranmaya çıkılır. Kız beğenilmişse oğlan evi kendi aralarında bir kez daha kız evine gitmeyi kararlaştır. Bu zaman içinde de kız evi de bazı bilgilere sahip olur. Oğlan evi büyükleriyle kız evine giderler. Şayet kız evinin niyeti varsa kayınvalide olacak kişinin altına kalın minder serilir. Kız verilmeyecekse, kız evi de kendilerince çeşitli bahaneler gösterir.

     Kendisini görmeye gelen görücülere, gelin adayı kız, kendini gösterirse, çay, kahve, şeker gibi ikramlarda bulunursa, bu da kızın evlenmeye gönüllü olduğunu gösterir. Kendi aralarında hoş sohbetler edildikten sonra kız istemek için gün alınır.

2-Kız İsteme:

         Oğlan tarafı kız ve ailesi hatta aile çevresi hakkında gerekli soruşturmayı yapar elde edilen bilgiler doğrultusunda aile meclisi toplanır ve bir karar verir. Bu karar olumlu ise kız evine genellikle hanımlardan bir haberci gönderilir. Haberci kızı istemeye geleceklerini söyleyerek belirli bir gün tespit edilir. Bu arada kız evi de boş durmaz. Onlarda oğlan, oğlanın ailesi ve aile çevresi hakkında bilgi edinirler. Her iki tarafında kararları olumsuz olursa bunu bir elçi ile birbirlerine iletirler.

        Kız isteme gününün genellikle Perşembe veya Cuma olmasına özen gösterilir. Kız isteme zamanı mevsim kış ise akşam, yaz ise öğle veya ikindiden sonra olur. Oğlan evi çevreden hatırı sayılır, tanınmış sevilen sayılan bir kişiyle (bu kişiye dünür başı denir) , oğlanın varsa anne ve babasıyla kız evine giderler. Kız evine varıldığında hal hatır sorulur. Kızı isteyecek kişi,dünür başı, yaşlı, olgun ve laf bilen birisidir. Dünür başı tatlı bir girişle kızın ailesine, özellikle aile reisine ‘kızınızı oğlumuza münasip gördük. Onu Allahın emri Peygamber efendimizin kavli ile oğlumuza istiyoruz’ diyerek kızı ister. Kızın babası kızını vermek istemiyorsa gene uygun bir dille ‘kusura bakmayın, oğlunuzun nasibini başka yerde arayın’ diyerek oğlan evinin isteğini kibarca reddeder. Kız evinin büyükleri kızı vermek istiyorsa "hayırlıysa, kısmetse olur, siz bize izin verin. Biz biraz düşünelim, büyüklerimize bir danışalım kızımızın da görüşlerini alalım’.. Gibi sözlerle olumlu cevap vermiş olurlar".

         Oğlan evinin ileri gelenleri ise oğlanın işi ve meziyetlerini anlatırlar ve evden ayrılırlar. Kızın ailesi de  oğlanın durumunu, huyunu, işini, alışkanlıklarını ve yaşayışı hakkında bilgi toplarlar. Düşünme süresi bazen iki veya üç gün olduğu gibi bazen de on beş gün olabilir. Aslında bu sürede oğlan, oğlanın ailesi ve çevresi ile ilgili bir araştırmadır. Süre uzadığı zaman oğlan evi kız evine gelir. Kız evi, oğlan ve ailesi ile ilgili hoşa gitmeyen nahoş şeyler duymuşsa ve kızın gönlü yoksa kız evinin kararı uygun bir dille gelenlere anlatılır. Kız evinin, kızı vermeye gönlü yoksa "kızımızın yaşı küçük, çeyizimiz eksik, şu anda düğün yapamayız, borçluyuz" diyerek çeşitli bahanelerle vaz geçtiklerini bildirirler.

       Kız evinin cevabı olumlu ise, çeşitli ikramlardan sonra oğlan evinin ileri gelenleri söz kesmek için gün tespit ederek kız evinden ayrılırlar.Günümüzde kız ve erkekler,tanışarak  evlenmektedirler.Ailenin ileri gelenleri çocuklarının istekleri doğrultusunda hareket etmektedirler.

3-Ağız Tadı:

        Oğlan evi kız evine, kız evi oğlan evine lokum ve bisküvi gönderir. Lokum ve bisküviler komşulara dağıtılır. Lokum,bisküvi dağıtmaya  ’Ağız tadı ‘denir.  Böylece oğlan ve kızın sözlendikleri duyurulur. Köylerimizde lokum bisküvi yerine helva yapıp dağıttıkları da olur. Bu Mihalıççık’ta, kurulan yuvayı tatlılıkla kurmak, tatlılıkla devam ettirmek, fitne fesat karışmadan komşularla da tatlı iyi güzel ilişkiler içinde olmak; Allan kimsenin ağzının tadını bozmasın anlamlarına gelir.

4-Söz Mendili (Söz Ekmeği):

       Oğlan evi ve akrabaları söz kesme günü çay, kahve, şeker, lokum ve kolonya gibi yiyecek ve içeceklerle kız evine giderler. Kız evi Oğlan evi gelenlerine yemek verir, ikramlarda bulunur. Yemekler yenirken kız tarafı tepsi içerisinde mendil dağıtır. Buna ‘söz mendili’denir. Misafirlerde tepsiye para koyarlar.

       Oğlan evinden getirilen şeker ve su ile yapılan şerbet misafirlere ikram edilir. Daha sonra gene oğlan evinden getirilen çay, şeker ve lokum ikram edilir.  Kadınlar ve erkekler arsında içilen şerbetin amacı, çevreye evlilik amacını belirtilmesi, tarafların birbirine tatlılıkla yakınlaşması ve aralarındaki kaynaşmayı sağlar. Söz kesimi bittikten birkaç gün sonra veya söz kesimi günü, nişanda takılacak takıları ve nişan elbiselerinin nasıl alınacağını konuşurlar. Kendi aralarında en olumlu karara vararak urba görme ve nişan gününü tespit ederler.

5-Urba Görme:

       Oğlan ve kız aileleri takı konusunda anlaşmaya vardıktan sonra, kız ve oğlan evinden ikişer veya üçer kişiyle çarşıya veya Eskişehir’e gidilir.(Köyler Mihalıççık’a veya Eskişehir’e gider.) Çarşıdan, yüzük, küpe, bilezik, (anlaşmaya göre zincir ve dövme) saat, kolye, ayakkabı, terlik, çanta, iç çamaşırı ve makyaj malzemesi gibi kararlaştırılan şeyler alınır. Kız ve oğlan evinin yakınlarına manifaturacıdan ve tuhafiyeciden hediyeler alınır. Daha sonra nişanlık ve nişandan sonra giymesi için elbise alınır. Kız evi de damat için yüzük alır. Her iki tarafın anlaşmasıyla nişan günü kararlaştırılır. Oğlan ve kız ailelerinin yaptıkları alışverişe "urba görme" denir.

        Düğün ve nikâh günü yaklaştığında da oğlan ve kız evi alışveriş için bir gün kararlaştırırlar. Önce kıza ve eve alınacak eşyalar konuşulur. Mihalıççık’ta yatak odası takımını kız evi, beyaz eşya ve misafir odası takımını oğlan evi, mutfak eşyalarını da ortaklaşa alırlar. Urba görme için tespit edilen günde, gelin kız, annesi, kız kardeşi ve gelinleri hep beraberce oğlan evine giderler. Orada oğlanın annesi, kız kardeşi varsa gelinleri hazır bulunur. Hep beraberce urba görmek için alışverişe çıkılır. Bu sırada oğlan evinde kalanlar yemek hazırlarlar. Kız ve oğlan evinden çarşıya gidenler sırasıyla, kuyumcu, ayakkabıcı ve manifaturacıya uğrayıp, gerekli alışverişi yaparlar. Ayrıca kıza elbiseler, ayakkabılar, terlikler, makyaj takımı, ortaklaşa yapılacak ev eşyası ve daha başka gerekli olan, istenilen şeyler alınır. Alışverişin bitiminde ise topluca oğlan evine gelinir. Kız evinden gelen misafirler, oğlan eviyle beraber hazırlanan yemekleri yerler. Alışveriş için köyden Mihalıççık’a veya Eskişehir’e gidenler, alışverişin bitiminden sonra topluca lokantaya giderler. Yemekler yendikten sonra çarşıdan alınan eşyalara yeniden bakılır ve eksik bir şeyin olup olmadığı kontrol edildikten sonra teker teker bohçalara yerleştirilir. Böylece urba görülmüş olur. Artık sıra çeyiz sermeye ve karyola düzmeye gelmiştir. Günümüzde urba görmeye, eşya almaya kalabalık gidilmemektedir Oğlan evi kendi imkânlarına göre takı ve eşyalarını almaktadır. Hatta evlenecek kız ve oğlan birlikte çıkıp gerekli tüm eşyalarını birlikte almaktadır.

6-Nişan Takma:

         Kız ve oğlan ailelerinin kararlaştırdığı bir günde kız ve oğlan evinden eş, dost, akraba ve yakın komşular çağrılır. Nişandan bir gün önce oğlan evi kız evine kızın giyeceği nişanlığı ile lokum, çay, şeker, kahve, kolonya ve çikolata götürürler. Nişan töreni genellikle öğleden sonra veya akşam yapılır. Nişan günü sabahleyin gelin kız kuaföre götürülür. Daha sonra kız evinde veya kız evinin temin ettiği bir yerde, tüm davetlilerin bir araya gelmesiyle nişan töreni başlamış olur. Dünür başı veya ailenin yaşlı bir üyesi tarafından nişan yüzükleri takılır. Hayırlı, uğurlu olması dileğinde bulunulur. Oğlanın annesi veya en yakınlarından birisi kıza ziynetlerini takar. Ayrıca kıza oğlan evi tarafından kız kardeşi, halası, teyzesi ve akrabaları da isterse ziynet takarlar. Kız kendisine yol gösteren yengenin ellerini öptüğü kişilerin ellerini öper. Bundan sonra erkekler merasim yerini terk eder. Kadınlar kendi aralarında tef çalan türkü söyleyen veya türkü yakan kadının söylediği türküler eşliğinde oynarlar. Bunu takiben becerikli bir kadın, akrabalar, tanıdık ve misafirleri getirdikleri hediyeleri geli kızın başından çevirerek hediyeyi getiren kişinin adını söylerler. Nişanlı kız oyuna kaldırılır. Onunla oynayan kıza da para takarlar, çerez dağıtılır nişan töreni sona erer.

         Nişanlılık dönemi birkaç hafta sürdüğü gibi birkaç ay veya birkaç sene de sürmektedir.. Bu dönem düğün için bütün hazırlıkların yapıldığı bir dönemdir. Oğlan evi kız evine her gidişinde el öpmelik verir. Bu para, giyecek, çerez ve yiyecek şeklindedir. Nişanlılık döneminde bayram olursa gelin kıza bayramlık alınır. Nişanlılık döneminde kız ve oğlanın bir arada olmaları pek hoş karşılanmazdı. Ancak son yıllarda oğlan ile kızın konuşmalarına, anlaşmalarına, birbirini görmelerine ve gezmelerine artık izin verilmektedir. Bunda, toplumsal değişme ve gelişmelerin büyük etkisi olmuştur. Nişanlılık dönemindeki hazırlıklar bittikten sonra düğün günü iki aile arsında kararlaştırılır. Düğün hazırlıkları başlar. İlk iş olarak oğlanın babası nikâh hazırlıkları için kızın nüfus cüzdanını almaya kız evine gelir. Burada kız babası ile konuşulur. Kaç kat elbise alınacağı, düğünde çalgı çalınıp çalınmayacağı ve diğer kız evinin istekleri kabul ettirildikten sonra kızın nüfus cüzdanı oğlanın babasına verilir. Bu işlerin bitiminden sonra artık iş çeyiz sermeye ve çeyiz hazırlıklarına gelmiştir.

7- Çeyiz Serme:
         Düğün haftasına girilince kız ve oğlan evindeki hazırlıklar hızlanır. Düğün ve nikâh günü belirlendikten sonra çeyizleri serme işlemi başlar. Çeyiz serme günü kız evinde Pazartesi, Salı veya Çarşamba günü, oğlana evinde ise Perşembe günü olur. Düğünden üç gün evvel Oğlan evinin aldığı eşya ve giyecekler kız evine teslim edilir. Çeyizi getiren oğlan evinin sorumlularına bahşiş almak amaçlı çeşitli oyunlar oynattırılır. Oğlan evinden bu çeyizi getirenlere dünürcü denir. Oğlan evinin eşyaları ile kız evinin eşyaları birleştirilerek kız evinde sergilenir.

 

Çeyiz sergisinden bir görünüm

         Az çok farklılıklar gösterse de çeyiz serme geleneği tüm Anadolu da vardır. Çeyizi gezen, gören geç kızlar gördüklerini gönlüne nakşederek, anlatmak istediklerini, söyleyemediklerini el işlerine yansıtır. Duygularını yaptığı el işlerinde anlatır. Bu da kağıt kalem bilmeyen, kullanmayan kızlarımızın kadınlarımızın sanatçı yönünü ortaya koyar.       Oğlan evi çeyizin alınması için Çarşamba veya Perşembe sabahı bir araba tutarak kız evine giderler. Kızın hazırlamış olduğu çeyizler arabaya yüklenerek oğlan evine getirilir. Arabacıya ya bir basma ya da bir gömlek verilir. Bu arada eşya getirmeye gidenlere, kız evi tarafından bazı hediyeler verilir. Perşembe günü kız evi topluca çeyiz serme için oğlan evine gelir. Kız ve oğlan evinin eşyaları, kız evinden gelenlerle yerleştirilir. Çeyiz serme işine oğlan evinde bulunanlar da yardım ederler. Bu arada hazırlanan bohça gelin odasına konur. Oğlanın yakın akrabalarına konan dürü bohçasının içinde iç çamaşırı, çorap, yazma, havlu, elbiselik, çarşaf, mendil vb giyim eşyaları bulunur. En sonunda kızın yatak odası hazırlanır. Bütün yapılan bu hazırlıklara Mihalıççık’ta  "karyola düzme", bazı köylerinde ise "döşek hazırlama" adı verilir. Perşembe günü yapılan çeyiz serme ve karyola düzmeye yardım edenlere ve diğer misafirlere yemek daveti yapılır ve oğlan evi tarafından yemek verilir. Yemekte çorba, et, börek, helva, ,yaprak dolma ve bazlama ekmeği, halka, hamırsız yenir. Bazı köylerimizde yufka pilav yenir.Bu yemeğe ‘çeyiz yemeği’ denir.

 

Çeyiz sergisinden bir görünüm

 

8- Gelin Hamamı:
          Düğün haftasına girildiğinde, oğlan evinden gelen kadınlar, gelin kızı hamama götürürler. Hamama varıldığında gelin adayı, herkesin ellerini öper ve bohçaları ayrı ayrı düzenler. Hamamdan sonra geline ve kayınvalideye yeni çamaşırlar giydirilir. Gelini hamama götürmenin bir amacı da gelinin vücudunda bir sakatlık, eğrilik olup olmadığına bakmaktır. Hamamın bitiminde evden getirilen çeşit çeşit yemekler, meyveler, tatlılar, turşular yendikten sonra gelin hamamı sona erer. Köylerde hamam olmadığından kız kendi evinde oğlan tarafından gelen kadınlar tarafından yıkanır.
9- Okuyucu(Davetçi) Çıkma:
         Perşembe günü çeyiz serme ve karyola hazırlama bittikten sonra, cuma günü her iki tarafın kadınları okuyucucu çıkarlar. Kız evi, cumartesi günü olacak kız evindeki düğün ve kına gecesi için oğlan evi ise pazartesi günü olacak duvak için Okuyucu çıkarırlar. Okuyucu çıkacak kişiler; kızın ve oğlanın annesi, kız kardeşi, yengesi veya çok yakınlarından olur. Okuyucular ev ev dolaşarak, herkesi düğüne davet ederler. Davet edilen evin kadını gelen okuyucuya sembolik bir para verir, çağırma işi akşama kadar sürer.
10-Kız Evinde Düğün:
          Kız evi, yakınları ve kızın arkadaşları Cuma gününden, ertesi gün yapılacak kız düğünü ve kına gecesi hazırlıklarına başlarlar ve tef eşliğinde oynarlar ve eğlenirler. Cumartesi günü sabahleyin oğlan evinden gelenler gelin kızı alır ve kuaföre götürürler gelin kızla birlikte, kız ve oğlan evinin yakınlarının da saçı yapılır. Gelin kız Mihalıççık tan dışarı çıkacaksa gelinlik, Mihalıççık’ın içinde kalacaksa nişan elbisesi giydirilir. Kız evinin düğünü için Cumartesi günü öğleden sonra kız evinde veya ayarlanan bir salonda ya da uygun bir evde toplanılır. Düğün sadece kadınlar içindir. Düğünde bazı kadınların yöresel kıyafet giydikleri olur. Bazı ailelerde küçük kız çocuklarına gelinlik giydirirler.

           Kızın düğününe gelenler kızın annesine para ya da değişik hediyeler verirler. Ayrıca gelirken yanlarında bozuk para getirirler. Bu bozuk paralar oynamaya kalkanlara verilir. 0nlarda parayı tefçiye verirler. Tefçi çalar ve tef eşliğinde ikişer kişi kalkarak oyunları oynarlar ve eğlenirler. Öğleden sonraki eğlence ikindi ezanından önce biter. Eğlencenin bitiminde kızın arkadaşlarına ve yakınlarına kız evi tarafından yemek de verilir. Yemek yenirken oğlan evinden dört veya beş kişi güveyinin elbisesini götürmeye gelirler. Kız evi oğlanın elbisesini ipek bohçaya koyarak oğlan evinden gelenlere verirler. Güveyi için hazırlanan bohçanın içinde iç çamaşırı, takke, mendil, kravat, çorap ve gömlek bulunur. Yemekten sonra akşam kına gecesinde toplanmak üzere davetliler dağılırlar.



11-Kına Gecesi :
         Cumartesi günü öğleden sonraki kız evinin eğlencesinden sonra, akşamda kız evinde kına gecesi yapılır. Kına gecesinde gündüz oğlan evinden gönderilen çeşitli çerez ve kuru yemişler yenir. Kına gecesi eğlencesine oğlan tarafından kadınlar da katılırlar. Tüm davetlilerin gelmesiyle kına gecesi başlar. Gecede, gelinin başı kırmızı pullu örtüyle örtülür. Tef eşliğinde kızın arkadaşları, akrabaları ve komşuları oyunlar oynar, şarkı söyler. Tefçi, gelin kızın basında maniler, türküler ve şarkılar söyler. Kızın sağ avucunun içine kına konur ve davetliler kınanın üzerine para koyarlar. Kınaya gelenlere de yakılmak üzere hazırlanmış kına dağıtılır. Kimi köylerimizde kına yakma sırasında damat da bulunur. Kına yakıldıktan sonra damat gider. Belirli bir süre yapılan eğlenceden sonra gelen davetliler dağılırlar. Kızın yakın arkadaşları kız evinde kalır. Kendilerinin ve gelin kızın el ve ayaklarına kına yakarlar. Kına gecesi eğlencesinde kına yakılırken Anadolulun her yanında söylenen ama aslı Afyon ilimize ait olan kına türküleri söylenir. Kına türkülerine birkaç örnek.


Kız ve Damada kına yakılırken

KINAYI GETİR ANAM

Kınayı getir anam

Parmağın batır anam
Bu gece misafirim

Yanında yatır anam

Yazmamı alma anam

Yerlere salma anam
Her kız misafir doğar

Hayale dalma anam

Ay anam gözüm anam

Kurbanım özüm anam
Ağ ele mor kınayla

Bismillah yazam anam
Su akar bende değer

Kekil kemende değer
Kızın değeri ney ki

Ana bin kende değer

Elekler ay elekler

Kınalansın bilekler
Gelin kızın ağzından

Kabul olsun dilekler

Kuşlar kanat üstünde

Çeyiz on at üstünde
Ana gurban ağlama

Kızın murat üstünde

Analar döner ağlar

Ciğerden yanar ağlar
Kız ananın yavrusu

Üstüne konar ağlar.

KINAN KUTLU OLSUN

Atladı çıktı eşiği,

Sofrada kaldı kaşığı

Kız eşim kınan kutlu olsun

Evde dirliğin datlı olsun.

 

Harmanda ötüşen kazlar

Ötüştükçe yüreğim sızlar

Allah’a ısmarladık kızlar

Kız eşim kınan kutlu olsun

Evde dirliğin datlı olsun.

 

İçeri girsem ağrır başım

Dışarı çıksam akar gözyaşım

Kız eşim kınan kutlu olsun

Evde dirliğin datlı olsun.

 

İçeri girsem evimiz değil

Dışarıya çıksam köyümüz değil

Güllü gülistanlı bağımız değil

Kız eşim kınan kutlu olsun

Evde dirliğin datlı olsun.

 

Anne hamama vardın mı?

Yıkandığım yeri gördün mü?

Şimdi kız kıymetini bildin mi?

Kız eşim kınan kutlu olsun

Evde dirliğin datlı olsun.

 

Biner atın iyisine

Gider yolun incesine

Selam söyleyin amcasına

Kız eşim kınan kutlu olsun

Evde dirliğin datlı olsun.

 

 

  Kına yakmadan bir görünüm


Kına yakılırken orada bulunan bütün davetliler ve kız anası ağlar.Kına gecesine gelin ağlatma gecesi de denir. Kına gecesi davetlilerin dağılmasıyla sona erer.

 

YUNUS EMRE BELDESİNDEN BİR KINA TÜRKÜSÜ

 

Kalk kadınım kaldırırlar yurdundan

Annen baban ağlar kalır ardından

Kardeşlerin ölüp gider derdinden

 

Eylenemem ben anama giderim

Giderimde yolda bayram ederim.

 

Anamın bacası akşamdan tüter

El kadar ekmeği burnumda kokar

Onu da verseler bir hafta yeter

 

Eylenemem ben anama giderim

Giderimde yolda bayram ederim.

 

Dört duvara dört eyseri çaktılar

Çaktıkları sicimceyi çektiler

 Bir kız idim gurbetlare attılar

 

Eylenemem ben anama giderim

Giderimde yolda bayram ederim.

 

YÜKSEK YÜKSEK TEPELERE


Yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar,
Aşrı aşrı memlekete kız vermesinler
Annesinin bir tanesini hor görmesinler,

Uçan da kuşlara malûm olsun,
Ben annemi özledim.
Hem annemi hem babamı,
Ben köyümü özledim.

Babamın bir atı olsa binse de gelse
Annemin Yelkeni Olsa Açsa Da Gelse,
Kardeşlerim yolları bilse de gelse.

Uçan da kuşlara malûm olsun,
Ben annemi özledim.
Hem annemi hem babamı,
Ben köyümü özledim.
12-Güvey Giydirme (Güvey başı):
       Cumartesi günü öğle namazından evvel oğlan evinde güvey başı (güvey dirilmesi) yapılır. Güvey başına, oğlan evinin çağırdığı davetliler (erkekler) katılırlar ve oğlan evinin önünde toplanırlar. Öğle ezanı okunmadan önce oğlan evinden dört veya beş kişi güveyi elbisesini almaya kız evine giderler. Kız evi önceden hazırladığı, güveyi esvabının bulunduğu ipek bohçayı oğlan evinden gelenlere verir. İpek bohçanın içinde "iç çamaşırı, mendil, takke, kravat, çorap ve gömlek" bulunur. Güveyi esvabını almaya gelenlere kız evi çeşitli hediyeler verir. Kız evinden gelen giyecekler ve takım elbise damat, sağdıç ve arkadaşları tarafından camiye götürülür. Damada elbiseleri hoca tarafından dualarla giydirilir.

 

Camide giyindirilip çıkan damat ve sağdıç kutlanırken

      Öğleden sonra güveyin giydirilmesi  için gelen davetlilere oğlan evi, şeker, lokum, sigara ve kolonya ikramı yapar. Eğer düğün çalgılı ise güveyin giydirilmesinden sonra damadın arkadaşları onun etrafında toplanarak, çalgı eşliğinde oynarlar, davetliler bu esnada damada ve arkadaşlarına para takarlar. Erkekler yer, içer ve eğlenirler. Akşam olduğu zaman oğlan evi güvey eğlentisi yapar. Geç vakitlere kadar damadın arkadaşları ve davetliler eğlenirler. Mihalıççık’ta Cumartesi günü akşamı tüm gelenlere içkili yemek ziyafeti verilir. Bu düğün sahibinin ekonomik gücüyle ilişkilidir. Böylece Cumartesi gününün kız ve oğlan evindeki düğün, kına ve Güvey giydirme (güvey başı) törenleri bitmiş olur. Artık sıra pazar günü, yapılacak düğün ve gelin almaya gelmiş olur.

 

 

Damat ve sağdıç birlikte oynarken

13- Gelin Alma - Nikah
Mihalıççık’ta düğünler erken başlar.Pazar günü oğlan evine çalgıcılar erkenden gelir. Damadın yakın akrabalarının ve komşularının kapıları önünde çalgı çalarlar. Bunun anlamı ise akrabaları ve komşuları düğüne ve gelin almaya davet etmektir. Hangi evin önünde çalgı çalınırsa, o evin sahibi çalgıcılara bahşiş verir. Pazar günü sabahleyin erken saatlerden itibaren oğlan evinin davetlileri gelmeye başlar. Oğlan evinden, gelen davetlilere çeşitli ikramlarda bulunulur. Yaz mevsiminde ise bunlara ilaveten soğuk içecekler verilir. Kız evinde, herkes erkenden kalkar ve gelini hazırlamaya koyulur. Oğlan evinden gelen kadınlar, gelini kuaföre götürürler, saçları yapıldıktan sonra gelinlik giydirilir gelini kız evine bıraktıktan sonra geri dönerler. Oğlan evinde ise gelin arabası güzelce süslenir. Çalgılar çalınır, oyunlar oynanır. Öğleye kadar oğlan evinin eğlencesi devam eder.
       Öğle namazından sonra, önceden hazırlanmış gelin arabasına damat, annesi ve babası biner. Gelin arabası, tutulan arabalar ve davetlilerin arabalarıyla birlikte konvoy halinde kız evine varılır.

       Köyün geçleri Toprak bastı parası alırlar. Toprak bastı parasını alan geçler düğüne ayrı zevk ve neşe katarlar.

       Gelen arabalara kız evi tarafından mendil, havlu veya durumları iyiyse seccade bağlanır. Bütün bu işler tamamlandıktan sonra gelin kız ana, baba, kardeşleri, arkadaşlarını, akraba ve komşularıyla vedalaşmaya başlar. Bu vedalaşma çok içten ve üzüntülü olur. Gelinin ağabeyi, babası veya dedesi kızın beline kırmızı kuşak bağlar ve kız babası kızına çeşitli tembihlerde bulunur. Daha sonra getirilen hocanın ve davetlilerin tekbir sesleri arasında gelin arabaya bindirilir ve gelin alınır. Hareket etmeden önce oğlan evinin yakınları tarafından fındık fıstık ve şeker atılır. Gelin alındıktan sonra konvoy kız evinden yola çıkar. Yolda gençler gelin arabasının, önünü keserler ve karşılığında para (bahşiş) alırlar. Düğün konvoyu eğer nikah yapılmamışsa doğru nikah salonuna gider. Burada gelen davetlilere nikah şekeri, sigara ve kolonya ikram edilir. Davetliler tamamen toplandıktan sonra nikâh memuru tarafından genç çiftlerin nikâhı kıyılır. Nikah bittikten sonra konvoyla şehir gezilir. Sonunda düğün konvoyu oğlan evin gelir. Mihalıççık ve köylerinin düğünlerinde gelin kız, nikâh olmadan oğlan evine girmez. İki türlü nikah vardır. Biri resmi, diğeri de imam nikâhıdır. Resmi nikâh düğün sırasında veya öncesinde tespit edilen bir gün yapılmaktadır. Dini nikâh ise gerdek gecesinde olmaktadır.


14- Gelin İnme-Yüz Görümü:
Düğün konvoyu şehri gezdikten sonra oğlan evine gelir, evin kapısında kurban kesilir. Gelin ve damadın alnına kesilen kurbanın kanı sürülür. Gelin,geldiği araçtan inmez.Damadın,kayınpederin,kayınvalidenin,yakın akrabaları ve gelenlerden kendisine hediye vermelerini bekler.Bu hediyeler.altın,bilezil,kolye,saat.başibirlik,para,tarla,koyun vb. olur.Hediye verenlerin isimleri yüksek sesle herkese duyurulur.Gelin araçtan iner,oğlan evine girerken oğlan evinin yakınları bu genelde kayınvalide olur.havaya para,şeker,vb. saçar.Davul ve zurnalar eşliğinde oyunlar oynanır.Genelde damadın en yakınları oynatılır.Çalgıcılara bahşiş verirler.

 

 

Damat gelini indirip eve götürürken

 

Düğüne gelen tüm davetlilere camide veya uygun bir yerde düğün pilavı ikram edilir.

İkindi namazı öncesi veya sonrası imam eve çağırılıp evlenen çiftlerin imam nikahını kıyar. Damat evden ayrılır ve arkadaşları tarafından akşama kadar gezdirilir. Damat akşam eve geldiğinde misafirlerle akşam yemeğini yer.

 Daha sonra damat abdest alır ve sağdıçla birlikte yatsı namazına gider. Yatsı namazından dönüşte evin kapısı önünde tekbir sesleri getirilir,hoca damadı kapıdan içeriye iter.Bunda amaç damadın sırtına yumruk atılmasını önlemek veya mümkün olduğu kadar az yumruk almasını sağlamaktır.Niye yumruk atılıyor deyince ,damadın gücünü kuvvetini sınamak veya hoş bir şaka olsa gerek.

 Gelin ve damat oradaki büyüklerin ellerini öptükten sonra gerdeğe girerler. O gece damadın arkadaşları evin önünde oynayarak.gürültü yaparak arabaların kornasını çalarak oğlan evinden istedikleri hediyeyi almaktır.Buna honça denir.; aldıktan sonra oradan ayrılırlar. Bu hediye Tatlı (kadayıf, baklava), yemek veya herhangi bir içecek olabilir. Damadın arkadaşları hediyelerini aldıktan sonra oradan ayrılırlar artık gelinle damat rahatsız edilmez. Böylece düğün tamamlanmış olur.

 

 

                                      Damat oyuna çıkmaya hazırlanırken
15-Duvak:
        Pazartesi günü erkek tarafı kadınlara arasında duvak dediğimiz eğlence yapar. Gelinin saçı yapılır ve gelinliği giydirilir. Oğlan evi tarafından tutulan salonda veya uygun genişçe bir yerde, oğlan evinin akrabaları ve komşuları toplanırlar. Duvağa gelenlere şeker, lokum ve kolonya ikram edilir. Davetliler salona geçmeden önce kaynanaya hediye olarak para verirler. Önceden bir tefçi kadınla, oyuncu kaldırmak için bir kadın ayarlanır. Davet edilen kadınlarla, genç kızlar duvak eğlencesine gelirken en güzel elbiselerini giyerler. Duvak eğlencesinde oynayanlara bozuk para verilir. Onlarda paraları tefçinin eteğine atarlar. Gelin duvakta geçiminin iyi olmayacağı,hakkında gıybet yapılacağı düşüncesiyle  para vermez ve konuşmaz. Oyuncular oynamadan önce hangi oyunu biliyorlarsa tefçi kadına söylerler ve tefçide onu çalar. Kadınların ve genç kızların duvakta, oynadığı oyun ve türküler şunlardır:
        Misket, Ada yolu kestane, Çifte telli, davul oyunu, Bindirme, Göynük zeybeği, Gerede zeybeği, Konyalı, Halimem, Kara köy sekmesi, Karşılama,  Meşeli, Ördek, Sürütme, Mudurnu zeybeği.Çalcı Köyüne Gittiğime Pişmanım.Topal,Konyalı.Mercimek Koydum pişmez, Fındık dalları, Yekte, Konyalı ve Engine'dir.

 

 

 

                               Ada yolları kestane oyununu oynayanlardan bir görünüm

 

         Genç kızlar ve kadınların oyunlarından sonra gelini ortaya getirerek yüzüne vişneçürüğü ve pullu bir çember örterler yani yöresel adıyla gelini okşamış olurlar. Sonra geline oğlan evinin kadınları para veya takı takarlar. Duvaktan sonra oğlan evi gelen davetlilere evde yemek verir. Düğün sona ermiş olur.

 


                                                                           Vedat ULUBAĞ

                                                                      Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni

                                                                      MİYAD Başkan Yardımcısı

Kaynak.

Mehmet CENGİZ (Emekli Öğretmen)

Şevket Hüseyin BAŞARAN (Zurna Sanatçısı)

Ceyhun İNCEÖZ (Keman Sanatçısı)

Mehmet DERE (Emekli İşçi)

Salih GÜVEN (Gazeteci)

Müzeyyen Ulubağ (Emekli Öğretmen)

Feridun ÜNLÜ (Emekli Polis) 

 
 
facebook twitter youtube
Üye Paneli
Kullanıcı Adı:  
Şifre:     
Şifremi unutum - Üye ol
  
Başkanın Mesajı


Sayfamıza Hoşgeldiniz
Son Eklenen Video
  MİHALIÇÇIK SORKUN ÇÖMLEKİ

  Tüm videolar için tıklayınız.

Günlük Gazeteler
Yararlı Linkler
- T.C. Kimlik numaranızı öğrenin
- Anadolu Ajansı
- Arabanızın Vergi Borcunu Öğrenin
- Kosgeb
- SSK Gün Dökümü
- Ne Zaman Emekli Olurum
- Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müd.
Dosya İndirme Panosu
- Burs Başvuru Formu

eskişehir